Hollandalı bir ressam olan Rembrandt 15 Temmuz 1606’da Leyde’de doğmuştur. 1620’de Leyde Üniversitesi’nin edebiyat bölümüne kayıt olur. Bir yıl sora ressam Jacob Van Swanonbogh’un atölyesinde daha sonra Amsterdam’da İtalyan Rönesans’ı geleneğindeki ünlü ressam Picter Preterszoon Lastman’ın atölyesinde çalışmalar yapar. Bir süre sonra buralarda aradığını bulamadığına karar verir ve ailesinin yanına döner. 7 yıl boyunca sadece sanatıyla yaşar. Bu yalnızlığı onu, kendi portresini çizmeye itmiştir. Burada benzerlik kaygısı gütmemiş daha çok yalnızlık duygusunu gözler önüne sermeye çalışmıştır. 1631’de ailesinin yanından ayrılarak Amsterdam’a taşınmış ve burada Tarih Ressamı olmayı amaçlamıştır. Amsterdam’a yerleştikten sonra üst tabakadan insanlarla görüşmeye başlayan Rembrandt kısa sürede bu çevrede ünlü bir portre ressamı olmuştur.
Raffeallo, Mantegna, Tiziano ve Carravagio’nun kullandığı tekniklerden etkilenmiştir. Sanatçının en büyük isteği Rubens gibi mitolojiden ve Kitab-ı Mukaddes’ten alınmış konuların resmini yapmaktı.
1634’te Saskia Van Uybenburg ile evlenmiştir. Mutlu evliliğini “Çiçekler İçindeki Saskia” tablosu ile bizlere anlatır:

Rembrandt, Flora, 1634
Rembrandt, Flora, 1634

5 Haziran 1642’de Saskia’nın ölümüyle Rembrandt mutsuz günlerine yeniden döner. Saskia’nın ölümünü fakirlik günleri takip eder. Sanatçı borçları yüzünden 1657’de koleksiyonunu satmak durumunda kalmıştır. Rembrandt oğlu Titus’un ölmesiyle beraber büyük bir yalnızlığın içine düşer.
Yoksul ve yalnız kalan sanatçı son dönemlerini sanatına sığınarak geçirir.

Masasındaki Titus, Rembrandt
Masasındaki Titus, Rembrandt, 1655

 

Rembrandt’ın Eserleri

Kutsal Aile, Rembrandt, 1645
Kutsal Aile, Rembrandt, 1645

Rembrandt’ın kilit konularından birisi “kutsal ailedir.” Tablonun merkezinde yer alan Meryem elinde İncil tutmaktadır ve bebek İsa’nın uyanıp uyanmadığını kontrol etmektedir. Meryem’in arkasında duran adam Marangoz Yusuf’tur. Dar bir alanda sıkıntıyla çalıştığı görülmektedir. Sol üst tarafta yer alan melekler kutsiyeti temsil etmektedir.
Melekler bir akış içerisinde havada süzülmektedirler. Ateşin ışığı İncil’in sayfalarını, Meryem’in yüzünü, bebek İsa’nın beşiğinin bir kısmını, melekleri ve Marangoz Yusuf’un çalışma alanını aydınlatır. Işık yaşamın kendisini, sevgiyi ve bilgeliği temsil eder. Meryem’in yüzü, Rembrandt’ın evine hizmetçi olarak giren ve daha sonraki yaşamında sanatçının sadık arkadaşı olan Hendrickje Stoffels’e benzemektedir. 1630-1640’larda Rembrandt pek çok kutsal aile sahnesi tasvir etmiştir.

Samson’un Kör Edilmesi, Rembrandt, 1636
Samson’un Kör Edilmesi, Rembrandt, 1636

Sanatçının bir diğer eserinin ikonografisinde Dalila’nın Samson’a tuzak kurarak onu Filistinlilere verişi anlatılmaktadır.

“O dönemde Manaoh adında bir adam vardı ve çocuğu olmuyordu. Tanrı meleği ona eşinden bir oğlu olacağını ancak bu çocuğun başına hiç ustura değmemesi gerektiğini söyledi. Bu çocuğun olağanüstü güçlere sahip olduğu ve İsrail oğullarını Filistinlilerden kurtaracağı düşünülüyordu. Bu çocuk doğdu ve ona Samson ismi verildi. Samson büyüdükten soran Dalila adında bir kadına âşık oldu. Filistinliler bu kadının aklını çeldi ve Samson’un gizli sırrının ne olduğunu öğrenmesini istediler. Samson Dalila’yı çok sevdiği için Dalila’nın ısrarlarına dayanamayıp olağanüstü gücünün nereden geldiğini söyledi. Bunun üzerine Dalila Samson’u dizlerinde uyuttuktan sonra bir asker çağırarak Samson’un 7 saç örgüsünü kestirdi. Bu sebeple Samson’un olağanüstü güçleri saçlarıyla beraber gitti. Samson uyandığında bunu fark etti ancak çok geçti. Filistinliler Samson’u zincirlere vurdu ve gözlerini oydu.”

 

Samson’un Kör Edilmesi Detayi

Resmin soldaki detayına baktığımız zaman Dalila bir elinde makas diğer elinde Samson’un saçlarını tutmaktadır. Dalila kurbanına zafer ve tiksinme ifadesiyle bakar. Sağdaki detayda ise zincirlenmiş Samson’un gözlerinin oyulması resmedilmiştir.

Üç Haç, Rembrandt, 1653
Üç Haç, Rembrandt, 1653

Bu eserin ikonografisinde İsa’nın iki hırsız ile beraber çarmıha gerilmesi anlatılmaktadır.  Bakır levha üzerine hakkak kalemiyle çizilen tasvir, parşömene basılmıştır. Parşömen mürekkebi üzerinde tutan ve böylece resmin zenginliğini koruyan bir malzemedir. Resmin bütününde tam bir kargaşa hâkimdir. Bu tasvir ilk bakışta fark edilmeyen pek çok detay bulunması bakımından önemlidir.

Tanrı’nın kendisini terk ettiğini düşünen İsa’nın hisleri yüzünden okunmaktadır. Pek çok sanatçının çiziminde de bulunduğu gibi İsa dikenli taç ile tasvir edilmiştir. Vücudu çok güçsüz durmaktadır. Resmin sağ köşesinde feryat eden, ağlayan, bayılan kadınlar bulunmaktadır. Meryem de oğlunu Tanrı’nın yanına uğurlamak için burada bulunmaktadır.

Sanatçının diğer önemli birkaç eserlerini de şu şekilde sıralayabiliriz:

Rembrandt’ın Annesi, Rembrandt, 1631
Rembrandt’ın Annesi, Rembrandt, 1631
Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi, Rembrandt, 1632
Dr. Nicolaes Tulp’un Anatomi Dersi, Rembrandt, 1632
Gece Nöbeti, Rembrandt, 1642
Gece Nöbeti, Rembrandt, 1642

Farklı sanatçı hayatlarını incelemek isterseniz sanat tarihi – sanatçılar kategorimizi ziyaret edebilirsiniz!